Şiirler

Şiirlerim

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Allah bizleri her daim hak yolda muhafaza eylesin. Âmin.

Şiirler orijinal diliyle sunulmuştur.

Kur’ân-ı Kerîm, şiirin zirveye ulaştığı bir dönemde nazil oldu. İlahi kelamın büyüleyici gücü karşısında müşrikler, Peygamber Efendimiz’i (SAV) bir şair olarak itham etmeye çalıştılar. Ancak Kur’ân’ın belagatı ve eşsiz üslubu, onun beşerî bir söz olmadığını açıkça ortaya koyuyordu.

Hadis-i şeriflerde, İslam’a saldıran şairlerin sözleri eleştirilmiş; buna karşılık Müslüman şairlerin savunmalarının teşvik edildiği görülmüştür. Bu yönüyle şiir, yalnızca edebî bir sanat değil, hakikati savunmanın ve gönüllere taşımanın güçlü bir yoludur.

Tasavvuf erbabı için şiir, sadece kelimelerin dizilişi değildir. Şiir; aşkın, irfanın, teslimiyetin, hasretin ve manevî yolculuğun gönülden dile dökülmüş hâlidir.

Şiir, sadece bir kelime oyunu değil; tarihin, duyguların, hakikatin ve iç yangının dile gelmesidir.

01 Hasret

Al Beni De Yanına

Sensizlik acısı köz gibi yakmakta yüreğimi
İçin için yokluğunla ağlıyorum, neredesin
Feryadım âlemi sardı, sessizce derinden
Ya sen gel Efendim ya al beni de yanına

Olmuyor Efendim inan ki olmuyor
Sensiz yetimlerinin yüzü gülmüyor
Giden güzellikler geri gelmiyor
Ya sen gel Efendim ya al beni de yanına

Seyyâh olup şol âlemi, bir bir gezsem
Sensiz gül bahçesinde gülleri dersem
Burcu burcu koksa da gülleri istemem
Ya sen gel Efendim ya al beni de yanına

Seni ilk gördüğüm an Efendim, milâdım oldun
Dünyaya sığmadım seninle kâinatım doldu
Sevgiyi aşkı yaşarken seninle mest oldum
Ya sen gel Efendim ya al, beni de yanına

Senin gül yüzüne bakamaz başımı eğerdim
Senin huzurunda ilahi nurları sezerdim
Seninle bin yaşar sonsuz aşka ererdim
Ya sen gel Efendim ya al, beni de yanına
02 Yakarış

Affet Ey Allahım

Ellerim semada başım eğik ağlıyorum
Ey Allah’ım en büyüksün affını diliyorum
Dilimde bin bir ismin, hep seni anıyorum
Affet Ya Rahman sana sığınıyorum

Öyle haldeyim ki, önümü göremiyorum
Şeytana esir düşmüş, kurtulamıyorum
Kapkara bir kalp ile sana yöneliyorum
Affet Ya Allah sana sığınıyorum

Öyle bir zaman ki aşk; dertli gönüllerde
Biz insanlar kara gölge, şu yerlerde
Kimliğimizi unuttuk zevk ve eğlencede
Affet Ya Tevvab sana sığınıyorum

İki cihan server-i Muhammed Mustafa’ya
İmana yönelten, mübarek Kur’an’a
Bağlanıp sarıldık mı ki, beş vakit namaza
Affet Ya Rabb, sana sığınıyorum

Sarılmadık nuruna, teslim olmadık sana
Gece gündüz ağlasak, affından yana
Takva sana kuruldu, girdik mi ki yoluna
Affet Ya Ğaffar sana sığınıyorum

O mübarek Kâbe’n hürmetine
Sevdiğin o mübarekler himmetine
Yine ellerim semada, başım eğik ağlıyorum
Affet Ya Settar sana sığınıyorum
03 Tefekkür

Ağlar da Ağlar

Kime kaldı ki bu dünya, sen de umutlanasın
Hiç sonu gelmeyecek, bir tür sevdadasın
Gitti güzelim yıllar, kaldı ağaran saçlar
Artık gülmez bu başım ah edip, ağlar da ağlar

Geçen, on sekiz yaş ile kırk yaş arası
Yaşanan yıllar, ömrümüzün baharı ve yazı
Elli ile altmışlı yaşlar, sanki sonbahar hazânı
Artık gülmez bu başım ah edip, ağlar da ağlar

Ömrün son deminde, yetmişlerde, seksenlerde
Hayat, artık sana zulüm ve işkence
Gençliğin kıymetini bilemeyip, bir ah çekince
Artık gülmez bu başım ah edip, ağlar da ağlar

Ey Fatih, aynaya bak da gerçeği gör
Ömür hızla bitiyor, bedenin bak çöküyor
Kalan ömründe günahlara, ağlamak düşüyor
Artık gülmez bu başım ah edip, ağlar da ağlar
04 İstikamet

Allah Yolunda

Bir nefes sıhhat gibisi yok şu fani dünyada
Önce can sağlığı cihan varlığı deriz, her şeyin başında
Ne sıhhatim olsun ne canım sağ, işin sonunda
Aldığımız her nefes ki yaşatmıyorsa Allah yolunda
05 Zikir

Allah’ı An

“Fezkurûnî Ezkurküm” diyor, yeri göğü Yaradan
O’nu unutma, O’nu an, gaflete düşme bir an
Her nefesinde O olsun, her kelamında O’nu an
Gaflete düşme ey Fatih! Her an Allah’ı an
06 Muhabbet

Anlatamam Derdimi

Ya Resulullah;

Sevmeden sevilmeden bu hayat yaşanmaz ki
Kalplerdeki heyecan sebepsiz başlamaz ki
Sen olmazsan gönlümde avutamam kendimi
Dört kitaba dil olsam anlatamam derdimi